25 Eylül 2017

Google'dan HTC Hamlesi

google-htc

Teknoloji dünyası uzun zamandır Google’ın HTC’yi satın alacağına dair söylentileri konuşuyordu. Söylentiler bir anlamda doğru çıksa da Google farklı bir anlaşmaya imza atarak HTC’nin sadece bir kısmını satın aldı.  Google’ın donanım alanına olan ilgisinin son dönemde arttığını görmek mümkün. Daha önce de Nexus serisiyle kendi telefonlarını geliştiren, Motorola’yı satın alarak büyük bir üreticiyi bünyesine katan Google, şimdi de HTC’nin yeteneklerini gözüne kestirmiş durumda. Google için geçtiğimiz yılın Pixel modellerini üreten HTC, aynı zamanda Android ekosisteminde de iddialı konumunu koruyan bir marka. Fakat Google, Pixel markasıyla bundan böyle daha da iddialı olacak gibi görünüyor. Motorola hamlesinden farklı olarak Google, tüm marka haklarını almak ile ilgilenmemiş. Nitekim Motorola anlaşmasında da şirketin akıllı telefon bölümü daha sonra Lenovo’ya satılmıştı. Google’ın bu anlaşmadan elde ettiği yetenekler bugün Pixel projesi içerisinde söz sahibi konumda. Dolayısıyla HTC anlaşmasında da benzer bir rota görülüyor. Yapılan anlaşma sonrası, Pixel ekibi Google’a geçiyor. Ancak HTC, telefon tasarım ve üretim operasyonlarını elinde tutmaya devam edecek. Google, HTC’nin bünyesinde özellikle Pixel modellerinin üretiminde etkili rol oynayabilecek bir departmanı bünyesine katıyor. Pixel modellerinin marka ve satış operasyonlarının zaten Google içerisinde yürütüldüğünü düşünürsek yeni katılan ekibin esas uzmanlığı donanım geliştirme üzerine. Bu 2 bin kişilik departman, HTC’nin toplam iş gücünün yarısını oluşturuyordu. HTC’nin bir süredir devam eden maddi problemleri bu yılın Ağustos’unda en üst seviyeye çıktı ve şirketin geliri son 13 yılın en düşük rakamını gördü. Google’la yaptığı bu anlaşmanın HTC’yi finansal açıdan rahatlatması bekleniyor. Google ile HTC arasındaki bu anlaşmada HTC’nin markasını koruyup koruyamayacağını zaman gösterecek. Ancak Google, HTC’nin donanım oluştururken kullandığı kaynaklarını bir kısmını devralacak. Bu durum Google’ın yeni cihaz oluşturma sürecinde işini daha da kolaylaştıracak gibi görünüyor. Google’ın Pixel üretim ekibini satın almasını donanım stratejisinin bir parçası olarak kabul edebiliriz Daha önce Motorola’yı 12 milyar dolara satın alan ve çok geçmeden şirketi Lenovo’ya satan Google şirket içi donanımda geri adım atmıştı. Ancak son zamanlarda yepyeni bir başlangıç yaptı. 1. sınıf akıllı telefon, aksesuar, Google Home ve Wifi gibi aygıtlara odaklanan yeni bir yaklaşımla sektördeki iddiasını yeniden devreye soktu.

18 Eylül 2017

Akıllı Asistan Uygulaması: Bellgram

bellgrm2

Yapay zekayı kullanabilen yeni nesil bir kişisel asistan olan Bellgram aynı zamanda kurumların şirket iç iletişimlerini geliştirmek için de kullanılabiliyor. İlk sürümünde, kullanıcılarına telefon görüşmesi sırasında sesle etkinleştirilebilme olanağı sunduğu iddia edilen Bellgram, konuşma verilerini izleyerek işlerin nasıl yürüdüğünü anlamak için yapay zeka kullanıyor. Kullanıcılar, telefonla konuşurken Bellgram asistanından toplantı oluşturmasını ve ilgili kişilerin takvimlerine bu toplantıyı eklemesini isteyebiliyor. Hatta Belgram üzerinden sesli şekilde toplantı notları almaları, yazışmalar yapmaları ve bunları katılımcılara e-posta ile gönderebilmeleri mümkün. Bellgram, ileti geçmişleri, sesli posta ve çağrı günlükleri dahil olmak üzere bütün konuşma verilerini toplayarak, daha sonra aranabilmesini sağlamak için arşiv oluşturabiliyor. Tahmin ve önerilerde bulunmak için de bu geçmişi kullanıyor. Bellgram’ın, kullandığı yapay zeka teknolojisi sayesinde, kullanıcıların takvim kayıtları ve diğer verilerine bakarak hangi kullanıcının kimle temasta bulunması gerektiğini tahmin edebildiği de belirtiliyor. IOS, Android, Mac ve Windows’la uyumlu olan uygulama, kullanıcılarına veri görüntüleme ve konuşma verilerinin analizi için bir gösterge yönetim paneli de sunuyor. Slack, Salesforce, Google Suite, MS 365 ve diğerleri verimlilik araçlarıyla entegre şekilde çalışıyor. Bellgram elbette sektördeki tek seçenek değil ve çok güçlü rakipleri olduğunu söylemek mümkün. Rakipleri arasında Skype for Business, MS Lync ve Cisco Spark bulunuyor. Sesli asistan alanında Real Speaker, Trint and Happy Scribe rakibi olsa da Siri, Google Asistanı, Alexa ve Cortona bu alandaki lider isimler. Video konferans alanında ise Gong, TalkIQ ve ExecVision başta olmak üzere pek çok rakibi daha bulunuyor. Şu an Lyft, Woopra ve OnFleet’i müşteri ağına katan şirket, Arzan Venture Capital, 500 Startups ve SGH Capital dahil olmak üzere tohum ve melek yatırımcılardan 800.000 dolar yatırım alarak değerini yükseltti.

11 Eylül 2017

Çin dijital para arzını yasakladı

Cin_kripto_para

Bitcoin, çılgınlığı hızla dünyaya yayılıyor. Paris Hilton gibi ünlülerin bile kendi kripto para birimi üzerinde çalışırken, TV’lerde kripto para birimi arzı yaratmanın püf noktaları yayımlanır hale geldi. Seçeneklerin bu denli artıyor olması bazı ülkelerde olumlu karşılanırken bazı ülkeler ise bu konuya pek de sıcak bakmıyor. Çin hükümeti de konuya sıcak bakmadığını aldığı yeni kararla gösterdi. Çin merkez bankası dijital para halka arzlarının, ülkenin mali düzenini bozduğunu ifade eden bir bildiri yayımlayarak tüm arzları yasakladı. Bu yeni düzenlemelerle birlikte dijital para birimleri Çin’de artık kuşku uyandırıcı illegal bir yatırım olarak kabul görecek. Bu düzenlemenin bitcoin gibi büyük para birimlerini direkt olarak etkilemeyeceğini söyleniyor. Fakat Çin gibi büyük bir pazarın kapanma ihtimali Bitcoin’in değerinde bir düşüşe sebep oldu. Geçtiğimiz yıl halka arzlarda beklenenden daha fazla bir artış yaşandı. Bu da kısmen daha köklü kripto para birimlerinin değerinin artmasına neden oldu. Bitcoin gibi projeler devletin para birimine alternatif sunmayı amaçlarken halka arzlar daha kısıtlı ve dikkat çekici kullanımları hedefliyor. Örneğin Paris Hilton’un onayladığı bir halka arz olan Lydian Coin, sadece reklam kampanyaları satın almak için kullanılıyor. Raporlara göre Çin 65 lansman ile 2017 yılındaki dijital para birimi arzını 1,6 milyar dolara yükseltti. Bu durum Çin hükümetinin finansal güvenlik emrini vermesini net bir şekilde açıklar nitelikte. Uzmanlar Çin’dekine benzer düzenlemelerin yakında Amerika’ya da geleceğinde hemfikir. Geçtiğimiz temmuz ayında ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), dijital para arzlarının bazı konularda yasaları aşmak için kullanıldığı uyarısında bulunmuştu. Dolayısıyla yakında dijital para alanında daha sıkı regülasyonlar göreceğimize hiç şüphe yok. 

29 Ağustos 2017

Gençlerin yeni favorisi Snapchat

Untitled

Ünlü dijital pazar araştırmaları şirketi eMarketer, sosyal medya araçlarının kullanımıyla ilgili yeni raporunu yayınladı. Şirketin verilerine göre, genç nesilin yeni favorisi Snapchat. Genel kullanım oranları sosyal medyanın en büyük hakiminin hala Facebook olduğunu gösterse de son trend, gençlerin yavaş yavaş alternatif arayışına girdiğini gösteriyor. Bu anlamda Facebook son dönemde özellikle 8-12 ve 13-19 yaş gruplarını elinde tutamıyor veya bu gruptan yeni kullanıcıları cezbedemiyor. Rapora göre, genç kitle artık iyice Instagram ve Snapchat eksenine kaymış durumda. eMarketer analisti Oscar Orozco’ya göre bunun en büyük sebebi görsel iletişim. Gençler sıkıcı buldukları Facebook gönderileri yerine, daha interaktif ve eğlenceli olduğunu düşündükleri Instagram ve Snapchat özellikleriyle iletişim kurmayı tercih ediyor. Facebook’un bu yükselişte olan iki platformdan birinin sahibi olması elbette bir teselli sebebi. Ancak Mark Zuckerberg’in en çok Facebook platformuna önem verdiğini ve yatırımlarını bu yönde yaptığını düşünürsek, şirket için pek iç açıcı bir haber olmasa gerek. Öte yandan Facebook için kötü haber bununla sınırlı değil. eMarketer, Snapchat’in 2017 sona ermeden 12-17 ve 18-24 yaş grubu arasında toplam kullanıcı bazında hem Facebook’u hem de Instagram’ı geride bırakacağını belirtiyor. Araştırma şirketi ayrıca, halihazırda 12-17 yaş grubunun yüzde 82’sinin Facebook kullandığını ancak 2021 yılında bu oranın yüzde 75’lere kadar düşeceğini öngörüyor.

22 Ağustos 2017

Bitcoin 4 bin dolar barajını da aştı

Untitled

Çağımızın yeni nesil para birimi Bitcoin, rekor üstüne rekor kurmaya devam ediyor. Kısa bir süre önce 3 bin dolar sınırını geride bırakan sanal para birimi, hafta sonu 4 bin dolar barajını da aşmayı başardı. Ağustos ayında değerini yüzde 25 oranında artıran Bitcoin, geçtiğimiz pazar günü 4 bin dolar barajını da geçti. Dün itibarıyla 4292 dolardan işlem gören sanal para birimi, rekor seviyeye ulaşmış oldu. Zaman içinde Altcoin, Litecoin ve son olarak Bitcoin Cash gibi rakiplerinin çıkmasıyla, özellikle bundan iki hafta öncesinde sert iniş çıkışlar yaşamaya başlayan Bitcoin, yatırımcıların kafasını karıştırmıştı. Ancak rakiplerinin yeterli ağ desteğine kavuşamaması ve Bitcoin’in SegWit ile birlikte daha hızlı işlem yapmaya uygun hale gelmesiyle birlikte yeniden değer kazanmaya başladı. Peki Bitcoin daha ne kadar artacak? Ne zaman düşüşe geçecek? Geçici bir trend mi yoksa geleceğin ta kendisi mi? Bu soruların cevabını kestirmek çok güç. Bilen bilmeyen konuyla ilgili herkesin farklı bir görüşü mevcut. Kimileri Bitcoin’in ‘Ponzi’ olduğunu ve yakın gelecekte patlayacağını söylerken kimileri ise geleceğin para birimi olacağı görüşünde ısrar ediyor. Öte yandan Bitcoin ve onun arkasındaki Blokchain teknolojisi üniversitelerin müfredatlarında kendine yer bulurken, teknoloji devleri de kripto para birimine ciddi yatırımlar yapmaya devam ediyor. En azından şimdilik bu trend yakın gelecekte sona erecek gibi görünmüyor.

14 Ağustos 2017

Avustralya’da bitcoin sesleri yükseliyor

TEB_bitcoin

Yeni nesil para birimi bitcoin, hızla tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor. Finans ve teknolojiyle başlayan akım, yavaş yavaş diğer sektörlere de sirayet ediyor. Üstelik artık hükümetler bile gündem maddeleri arasında bitcoin’e yer veriyor. Avustralya ise işi bir adım daha öteye taşımaya hazırlanıyor. Avustralyalı milletvekilleri, ülkenin resmi para biriminin bitcoin olmasını istiyor. Avustralya’nın önde gelen yayın organlarından Sydney Morning Herald’ın haberine göre, ülkedeki merkez ve sol eğilimli partiler, bitcoin’in resmi bir para birimi olarak tanınması konusunda hükümete baskı yapıyor. Teklif yalnızca bitcoin’in resmi para birimi olmasını değil, bitcoin’in arkasındaki blockchain teknolojisinin ve geliştiricilerinin Avustralya’da daha iyi imkanlara sahip olmasına dair öneriler de içeriyor. Avustralya’nın blockchain teknolojisi konusunda daha proaktif olması gerektiğini savunanların başında gelen Liberal Parti ve İşçi Partisi senatörleri, konu hakkında daha hızlı aksiyon alınması amacıyla “Blockchain’in Parlementer Dostları” adında bir komisyon bile kurmuş durumda. Konuyla ilgili baskı gören bir diğer kurum ise Merkez Bankası. Muhalifler, Avustralya Merkez Bankası’nın kendi kripto para alışverişini başlatması gerektiğini savunuyor. Merkez bankası tarafından söz konusu teknolojiyle ilgili araştırmalar yapan bir komisyon kurulsa da kurumun kısa vadede gerçeğe dönüşecek bir projesi bulunmuyor. Bitcoin ve blockchain teknolojisinin geçici bir akım olmadığı aşikar. Sahip olduğu devrim niteliğindeki özellikler sayesinde geleceğin para birimi olarak görülen sistemin devletler tarafından da araştırılmaya başlanması bunun bir göstergesi. Gelişmelere bakılırsa önümüzdeki dönemlerde de blockchain hakkında konuşmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.